Cinayetler Île Cezalar Arasındaki Tedahüller Ve Münferid Ve Gayrî Münfekid Cinayetler

Cinayetler Île Cezalar Arasındaki Tedahüller Ve Münfertd Ve Gayrî Münfekid Cinayetler

328 - : Bazı cinayetler ile cezaları arasında tedahül carî olma­dığı halde bazıları arasında carî olub müteaddid cinayetler hakkında bir ceza tatbik edilir. Ve cinayetler, dnayatı münferide, cinayâü müc-temia, cinayâtı müştereke kısımlarına ayrılır. Nitekim aşağıda sırasiy­le gö'rülecekdir.

329 - :Bir şahsm başka başka yapmış olduğu cinayetlere cinayatı münferide» denir ki, o şahıs kabil olduğu takdirde bunların her birisinden dolayı muahaza olunur.

Meselâ: bir şahıs, evvelâ bir insanı sonra da diğer bir insanı hata-en Öldürse her biri için ayrıca bir diyet vermesi lâzım gelir. Fakat her ikisini de araden öldürmüş olsa bumünferid cinayetlerden dolayı ken­disi de kısasen öldürülür, artık maktullerden hiç birisi için diyet ver­mesi lâzım gelmez. Çünkü amden katlin tam cezası kısasdır. Maktuller­den her birinin velîsi bu kısası istifaya salâhiyetdardır. Binaenaleyh kısas icra edilince cinayetlerin tam cezası tahakkuk etmiş bu cezadan maksut olan içtimaî hayat cemin edilmiş olur.

Müctemî cinayetlerde de hüküm böyledir.

330 - : Bir şahsın bir ânda bir fil ile yapmış olduğu müteaddid cinayetlere «cinayatı müctemia» denir ki, o şahıs kabil olduğu takdir­de bunların her birinden dolayı muahaze olunur.

Meselâ: bir kimseye kati kasdile atılan kurşun, o kimseyi öldür-, dükden sonra geçerek kazaen başkasını da öldürecek olsa iki cinayet içtima etmiş olur. Binaenaleyh birinci cinayetden dolayı kısas, diğerin­den dolayı da diyet lâzım gelir.

Fakat bir kimse, iki şahsı bir vuruşda amden kati edecek olsa kendisi de kısasen kati olunur, ayrıca diyet vermesi lâzım gelmez.

331 - : iki ve daha ziyade kimselerin bir şahıs hakkında birlik-de yapmış oldukları cinayetlere de «cinayatı müştereke» denir. Böyle müşterek cinayetlerde ise bir ferd mukabilinde bir cemaatin kısasen katli icab eder.

Meselâ: iki kimse, bir şahs; birlikde amden öldürseler bir cinayeti müştereke meydana gelmiş olur. Bu halde her ikisi de amden bil'istik-lâl katil sayılacağından kısasen katle müstahik olurlar. Bu hususda bey-nel'eimme ihtilâf yokdur.

Vakıa bunların aralarında kemmiyyeten bir znümaselet bulunma yor. Fakat hayatı ictimaiyyenin selâmeti böyle bir cezanın tatbik edil­mesini muktazidir. Zira çok kerre bir şahsı öldürmek için bir takım kimseler ittifak ederek biri birine kuvvetüzzahr olurlar. Artık bu gibi ittifakların vukuuna meydan verilmemesi için bir ferd mukabilinde bir cemaatin kısasen kati edilmesi meşru bulunmuşdur.

332 - : Bir kimseyi iki şahıs hata tarikiyle veya iki şahısdan bi­ri amden, diğeri de hata suretiyle öldürecek olsalar iştibah husulüne binaen ikisi hakkında da kısas lâzım gelmez. Belki her ikisinin yalnız bir diyeti kâmile vermesi icab eder.

Meselâ: bir şahsı iki kimseden biri âleti cariha ile diğeri de sopa ile birlikde döğüp ikisinin düğmesinden dolayı o şahss ölse bu iki kim­seden hiçbirine kısas lâzım gelmez. O şahsın diyetini münasefeten ve­rirler.

333 - : Bir şahsın veya müteaddid şahısların bir kimse veya da­ha ziyade kimseler hakkında başka başka yapmış oldukları cinayetlere de «cinayatı müteaddide» denilir. Bu cinayetlerin cezalan arasında bazan tedahül bulunur, bazan bulunmaz. Bir kaç cinayetin yalnız bir cinayet gibi sayılarak bunlardan yalnız birinin kısas gibi diyet gibi ce­zası ile iktifa edilmesine «tedahüli cinayat denilmek dedir.

Meselâ: bir kimse, bir şahsın bir elini hataen kesdikden sonra da­ha iyi olmadan o şahsı yine bir hata eseri olarak öldürecek olsa yal­nız bu katilden dolayı bir diyetikâmile itasiyle mahkûm olur, kesmiş olduğu elden dolayı üzerine ayrıca nısıf diyet lâzım gelmez. Bu halde bu iki cinayet, bir cinayet sayılmış iki diyet arasında bir tedahül bu­lunmuş, bu iki cezadan büyüğiyle iktifa edilmişdir.

Fakat bu hâdisede kesilen elin yeri iyileşdikten sonra kati fi'li meydana gelmiş olsa tedahül carî olmayıb hem elin kesilmesinden do­layı yarım diyet, hem de katiden dolayı, tam bir diyet icab eder.

Nitekim başka başka şahısları hataen öldüren bir kimse üzerine de her biri için bir diyeti kâmile itası lâzım gelir.

334 - : Bir kimse, bir şahsın meselâ: bir elini amden kesib de badehu kendisini de amden öldürecek olsa bakılır: eğer kati hadisesi badel'bürü vuku bulmuş ise bu iki cinayet arasında tedahül cari olmaz.

Binaenaleyh veliyyi cinayet; muhayyerdir. Dilerse caninin evvelâ elini kısasen kesdirir, sonra da kendisini kısas ettirir ve dilerse yalnız kısas ile iktifa eder ve dilerse yalnız elini kesdirmekle iktifa edib nef­sini afüv eyler.

Katle hâdisesi kablel'bürü vuku bulduğu takdirde de imamı Aza­ma göre hüküm böyledir. Fakat îmameyne göre el hakkındaki cinayet, nefs hakkındaki cinayete dahil olur. Artık veliyyi cinayet, caninin eli­ni kestiremez.

335 - : Yukarıda tasvir edilen iki cinayetden biri amden, diğeri de hataen vaki olsa aralarında tedahül carı olamaz. Kati hâdisesi, ge­rek büVi tamdan evvel ve gerek sonra vuku bulsun müsavidir. Çünkü amd ile hata başka başka cinayetlerdir. Muhtelif cinayetler arasında ise tedahüi carî değildir. Binaenaleyh amdden dolayı kısas, hatadan dolayı da diyet lâzım gelir. Nitekim katı ile katil başka başka olduk­ları takdirde de alel'itlak cinayetler arasında tedahül cereyan etmez.

336 - : Bir kimse, iki şahsın meselâ: sağ ellerini,amden kesecek olsa kendisinin de bu iki elden biri mukabilinde sağ eli kesilir. Maaha-za bu halde bakılır: eğer o iki şahısdan yalnız birisi bu kısası icra et-dirmiş. ise diğerine diyet vermek icab eder. Fakat bu iki şahıs, kısası birlikde icra etdirmişler ise caniden diğer bir el mukabilinde alacakları diyeti aralarında nısfiyyet üzere taksim ederler.

337 - : Bir kimse, bir insanı muziha suretiyle amden cerh et­mekle bundan dolayı o insanın gözü görmez bir hale gelse, İmamı Âzama göre mislini istifa kabil olmayacağı cihetle hem muziha, hem de göz için diyet lazım gelir, kısas icra edilemez.

Lisanı söyleyemez bir hâle geldiği takdirde de hüküm böyledir.

Fakat îmameyne göre muzihadan dolayı kısas, gözden dolayı da diyet icab eder. Çünkü gözün görmez bir hâle gelmem, sirayet tari­kiyle değil, teseyyüb tarikiyle vuku bulmuş olur. Sirayetin zuhuru, ci­nayetin tegayyürünü muktas&dir. Halbuki gözün görmez- bir hâle gel­mesi, muaihanın tegayyürünü intaç etmemigdir.

îmam Muhammedden diğer bir rivayete göre de her ikisinden do­layı da kısas lâzım gelir. Zira amden vaki olan bir cinayet, kısas müm­kün olacak bir uzva sirayet etmiştir.

338 - : Bir kimse, iki şahıs tarafından amden vuku bulan bir cerhi müshin ile yaralanıb vefat etse bakılır: Eğer o iki şahıs, bu kim­seyi bir anda cerh etmişler ise ikisi de katil olub haklarında kısas lâ­zım gelir. Ve eğer evvelâ biri cerh edib de badehu diğeri cerh etmiş ise katil, yalnız evvelkisi olmuş olur. Binaenaleyh onun hakkında kı­sas, ikincisi hakkında da şiddetli bir ta'zir ile uzun müddetli bir habs eezası lâzım gelir. Mebsut, Bedayi, Muhit, ReddüTmuhtar.

«Malikîlere göre de müşterek cinayetler hakkında su gibi hüküm­ler vardır:

(1) : Bir şahsı birlikde amden öldüren veya bir şahsın bir uzvu­nu amden cerh veya katı eden müteaddid kimseler hakkında kısas lâ­zım gelir. Bu cinayet hususunda beyinlerinde ittifak bulunmuş olsun olmasın müsavidir.

(2) ; Bir şahsı Öldürmek üzere ittifak edenlerden yalnız birisi vu-rub o şahsı öldürse, diğerleri de yardıma müheyya olub öbürüsü vur-masaydı kendileri vuracak bir durumda bulunmuş olsalar hepsi hak­kında kısas lâzım gelir. Velev ki kati, âleti cariha ile olmayıb vurulan kırbaçların veya yumrukların tesiriyle vücude gelmiş olsun.

Şu kadar var ki bu gibi katiller ya ikrar veya beyyine ile sabit ol­malıdır. Kasame suretiyle sabit olursa bir şahısdan fazlası kati edile­mez.

(3) : Mükellef bir kimse bir çocuk ile iştirak ederek bir şahsı am­den öldürseler, bu mükellef kimse hakkında kısas, çocuğun âkilesi hak­kında da nısıf diyet lâzım gelir. Fakat böyle bir iştirak ve ittifak bu­lunmaksızın bir çocuk ile mükellef bir kimsenin mübaşeretiyle vuku bu­lan bir katilden dolayı mükellef hakkında da kısas lâzım gelmez. Beİ-ki her ikisi bir diyeü müsavat üzere Öderler. Çünkü bu halde hangisi­nin fi'lile katlin vukua gelmiş olduğu1 meçhul bulunmuş olur.

Şu kadar var ki evliyai maktul, bu. katlin fi'U mükellef ile husule geldiğim bil'iddia kasamede bulunsalar mükellef hakkında kssas icra et-

direbilirler. Bu halde çocuğun âkilesinien nısıf diyet sakıt olur. Çünkü kasame halinde yalnız bir şahıs kati olunur, onunla yalnız bir hakka istihkak husule gelir.

(4) : Mükellef bir kimse, bir muhtî veya mecnun ile bil'iştirâk bir şahsı öldürseler mükellef hakkında da kısas lâzım gelmez. Çünkü bun­da şek vardır, ihtimal ki kati, muhtînin veya mecnunun filinden husule gelmiştir. Bunlar çocuk gibi değildirler, kuvvetli şahıslardır. Bu halde nısfı diyet, kendi malinden verilmek üzere müteammid üzerine, nısıf di­yet de muhtînin veya mecnunun âkiîesi üzerine lâzım gelir. Şerhi Ebil* berekât, Haşiyei Düsukî.)

(Şafiîlere göre de müteaddid caniler ve cinayetler hakkında şu gibi hükümler vardır:

(1) : Katiller müteaddid oldukları takdirde bunlardan âkil, baliğ ve ecnebi - yani: maktulün usulünden olmayan - şahıslar hakkında kısas lâzım gelir. Yalnız hâtî ile iştirak eden mükellef âmid hakkında kısas lâzım gelmez, "âmid, kendi malinden diyetin yarısını verir. Diye­tin yarısı da muhtîin âkilesi üzerine lâzım gelir.

(2) : Bir şahıs, müteaddid kimseleri amden kati etmiş olunca ba­kılır: eğer bunları aletteaküb kati etmiş ise birinci maktul mukabilin­de kısas icra olunur. Diğer maktuller İçin de terikesinden diyet verilir Ve eğer bunları birden kati etmiş ise maktuller namına kur'a çekilir, kimin namına kısas isabet ederse ondan dolayı katil, kısas olunur, diğer maktuller için de terikesinden diyet verilir.

îmam Şafiîden diğer bir rivayete göre maktullerin velîleri toplanır lar, maktullerden lâalettayin biri mukabilinde kısas etdirirler. Müteba­ki maktuller namına alacakları diyetleri de aralarında taksim ederler. Çünkü kısas hususunda mümaselet meşrutdur. Tek bir şahıs ile müte­addid kimseler arasında ise mümaselet yokdur. Binaenaleyh böyle bir cemaat mukabilinde bir şahsın kati edilmesi kâfi bir ceza olamaz.

(3) : Bir kimse, iki şahsın meselâ sağ ellerini amden kesse bakı­lır: eğer bu cinayetler alel'teaküb vuku bulmuş ise birincisi için cani­nin sağ eli kesilir, diğeri için de diyet lâzım gelir. Fakat birlikde vuku bulmuş ise aralarında kur'â atılır, kimin namına kısas isabet ederse ondan dolayı caninin sağ eli kesilir, diğeri mecniyyün aleyh için de bir el diyeti verilmek lâzım gelir.

Kezalik: bu iki mecniyyün aleyh, caniyi birlikde kısas etdirdikleri takdirde aralarında kur'a atarlar, kendisine kur'a isabet etmeyene di­yet verilir. Muhtasarı Müzenî, Tunfetül'muhtaç.)

(Hanbelîîere göre de müşterek cinayetler hakkında şu gibi hüküm­ler vardır:

(1) : Bir şahsı iki kimse bü'iştirâk kati edib bunlardan biri bu katli münferiden yapdığı takdirde hakkında kısas icab etmeyecek kim­selerden bulunsa bu müşterek katilden dolayı diğerinin hakkında kı­sas lâzım gelir.

Meselâ: bir kimse, bir ecnebi ile beraber oğlunu kati etse, veya hür bir kimse, bir köle ile beraber diğer bir köleyi öldürse, veya bir müslim bir zimmî ile beraber diğer bir zimmîyi öldürecek olsa, veya bir kimse bir muhtî ile beraber bir şahsı amden kati ediverse, veya bir mükellef - âkilt baliğ bir kimse, gayri mükellef bir kimse ile beraber bir gahsı kat! etseler, veya bir kimse, bir şahsı bir yırtıcı hayvan ile bil'iştirâk Öldür­seler bu suretlerin hepsinde ecnebiye, köleye, zimmîye, müteammide, mükellefe, yırtıcı hayvana İştirak eden şahsa kısas lâzım gelir. Çünkü bunların kati etmeleri adavetden nâşi, amde mukarindir. Diğerleri hak­kında ise ne kısas, ne de diyet lâzım gelmez. Çünkü şeraiti mevcud de­ğildir. (266) ncı meseleye müracaat!.

(2) : Bir kimse, oğlunu veya kölesini bir şahıs ile bil'iştirâk am­den cerh etse veya bir kimseyi iki şahısdan biri amden; diğeri hataen birlikde cerh etseler bu şerik olan müteammid şahıs üzerine kendi mâ-ündon nısıf diyet lâzım gelir. Çünkü bu cinayet amden yapılmıgdır. Bu­nu âkile tahammül etmez.

(3) : Bir yerde toplanan bir kavim arasında mükatele zuhur edib aralarında maktuller, mecruhlar bulunduğu halde bunların katilleri, ca-rihleri bilinmese mecruhların âkileleri üzerine maktullerin diyetleri lâ­zım gelir. Bu diyetlerden mecruhların cerihalarına aid diyetler iskat edi­lir. Müntehel.iradat, Keşşafül'kına.)

(Zahirîlere göre de müşterek kati hakkında şu gibi hükümler var­dır:

Bir cemaat, kendi yurtlarının haricinde bir şahsı döğerek mevtine sebebiyet verseler de hangisinin vurmasıyle mevtin vücude geldiği bi­linmese kan dâvasında bulunacak kimsenin beyyinesine göre hükm olu­nur. Şöyle ki: Bunlardan muayyen bir şahsın vurmasiyîe mevtin husu­le geldiği beyyine ile isbat edilirse o şahıs hakkında kısas lâzım gelir. Fakat beyyine bulunmayıb da hepsinin birlikde öldürdükleri iddia olu­nursa, hepsinin, yalnız birinin öldürdüğü iddia edilirse yalnız onun hak-kmda tahlif carî olur. Bunlar öldürmediklerine dair yemin edince ki-sasdan berî olurlar.

Fakat böyle bir katil hâdisesi bir cemaatin yurdunda vukubulmuş olur da katili bilinmezce aralarında kesame cereyan eder. Nitekim ile­ride'beyan olunacakdır.\Elmuhallâ.) [40]

Anket

Mecelle hukuktan nasıl haberdar oldunuz?: